Tag: ekonomi

  • Yakın Zamanda Konkordato Talebiyle Dikkat Çeken 10 Şirket

    Yakın Zamanda Konkordato Talebiyle Dikkat Çeken 10 Şirket

    Yakın Zamanda Konkordato Talebiyle Dikkat Çeken 10 Şirket

    İflas ertelemenin KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile yasaklanmasıyla birlikte bir çok firma konkordato için mahkemeye başvuruyor. 

    Son dönemde ard arda gerçekleşen ekonomik olaylar, piyasaların bir türlü dengeye ulaşamaması derken borçlarını ödemekte zorlanan bir çok şirket sahibi çözümü konkordato ilan etmekte buldu. Türkiye’de bilinirliği yüksek, başlıca köklü firmalar bile bu mali kırılganlık ortamında çare olarak konkordato yoluna gidiyor. 

    Yaşanan zorlukların üstesinden gelemeyen çoğu şirket konkordato ilan etti. 

    Konkordato süresi içinde, şirket borçlarının anlaşmalarda belirlenen oranı ödenirken; bu süre zarfında yeni borç alınamıyor, alacaklılar şirket için herhangi bir haciz işlemi başlatamıyor. Bkz.konkordato nedir? 

    1-YEŞİL KUNDURA

     

    Temelleri 1948’de Yeşil Kardeşler tarafından atılan ayakkabı devi Yeşil Kundura Sanayi A.Ş.’nin çeşitli illerde 13 franchise mağazası bulunuyor. 

    Son dönemde, ülkedeki yüksek faizlerin uzun vadeli yatırımlara imkan vermemesi, TL’ de yaşanan değer kayıpları ile satışların azalması ve ithal girdilerin kur dalgalanmalarından etkilenmesi gibi sebeplerle şirket, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne konkordato talebinde bulundu. Mahkeme kararı onadı ve şirkete üç ay geçici süre vererek, şirket faaliyetlerinin denetimi ve onayı için iki konkordato komiseri atadı.

    2-HOTİÇ 

    Türkiye’de 150 noktada satışı bulunan, piyasada 80 yılı aşkın bir süredir varlık gösteren ayakkabı devi Hotiç, geçtiğimiz günlerde konkordato ilan ettiğini açıkladı.  Hotiç’in CEO’su Alihan Hotiç, yaptığı basın açıklamasında şirketin son dönem 

    gerçekleşen piyasa hareketlerinden etkilendiğini ve buna bağlı nakit sıkışıklığı çektiğini belirtmişti. 

     3-KESKİNOĞLU

    Türkiye merkezli şirketler grubu olan Keskinoğlu , tarım, gıda, lojistik ve sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. 55 yıldır faaliyette olan Keskinoğlu Şirketler Grubu, iflas erteleme yasaklanınca, yaşadığı nakit sıkışıklığı sorununu aşmak için konkordato başvurusu yaptı. 

    Şirket, konkordato nedenini ticari faaliyetlerini devam ettirebilmek olarak açıklarken, bu süresi boyunca firma yönetimindeki bir çok kişi mal varlığını satışa çıkarmıştı. Haliyle yaşanan mali sıkıntılar sebebiyle şirket bünyesinde çalışan bir çok işçinin de işine son verildi.

    4-REMOİL

    Türkiye genelinde bir çok bayii bulunan akaryakıt dağıtım şirketi Remoil’ in, yıllık cirosu 300 milyon lira civarında. İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne konkordato talebinde bulunan Remoil’in başvurusu mahkeme tarafından kabul edildi . 

    Kısa vadeli banka kredilerindeki sorunlarının yanı sıra bankaların yeniden yapılandırma talepleri hususunda sürüncemede kalan şirket haliyle çözümü konkordato ilanında buldu.

    5-MAKRO MARKET

    Makro Market A.Ş , Türkiye genelinde 253 mağazaya sahip. Ve yıllık şirket cirosu 1.7 milyar lira civarında. Türkiye’nin en büyük market zincirlerinden biri olan Makro, 6 bin 500 kişiye de istihdam sağlıyor. Fakat içine düştüğü mali sıkıntıyı aşamaması, firmayı konkordato talebine itti.  

    pastedGraphic.png

    6-KAŞIBEYAZ RESTORANLARI

    Kırkbeş yılı aşkın faaliyette olan İstanbul’un en eski ve köklü restoranlarından Kaşıbeyaz Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin biri Ankara’da olmak üzere toplam beş şubesi bulunuyor.

    Ünlü restoran zinciri, mali darboğaz yaşamasını gerekçe göstererek, ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeleri atlatamaması nedeniyle konkordato talebi için Bakırköy Ticaret mahkemesine başvuruda bulundu. 

    7-PALET İNŞAAT

     

    Türkiye’nin en büyük barajı olan Atatürk Barajı’nın inşasını gerçekleştiren köklü inşaat firması Palet İnşaat, konkordato talebinde bulundu. Aynı zamanda futbol yorumcusu Ömer Üründül’ün babasının da kurucu ortağı olduğu şirket yarım asırdır faaliyet gösteriyor. 

    Yapılan başvuru dilekçesinde , kısa vadeli borçların ödenmesi hususunda zorluk çekildiği belirtildi. 

    8-ASTALDİ 

    Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde yüzde otuz üçlük hisse sahibi olan İtalyan firması Astaldi, geçici bir mali dar boğaz yaşayan  şirket Roma’da konkordato başvurusunda bulundu. Konkordato talebindeki büyük rol, şirketin üçüncü köprü işletme hisseleri.

    Şirket sermaye artırımı için , 350 milyon euro değerindeki köprü hisselerin satışını bekliyor. Fakat konkordato haberlerinin yayılmasıyla şirket hisseleri yüzde 19.3 değer kaybetmiş durumda.  

    Firma yetkililerinden gelen açıklamada ise, geçici finansal gerginliği atlatabilmek için , bir kriz yönetim aracı olan konkordatoya başvurulduğu belirtiliyor.

    9-EURONET CAR RENTAL

    Araç kiralama sektörünün önde gelen firmalardan biri olan Euronet Car Rental , yaşadığı mali sıkıntıyı aşamayınca konkordato talebiyle mahkemeye başvurdu. Hacizlere karşı korunma isteği olan şirketin, ilgili davasında tedbir kararı verildi. 

    Euronet Car Rental firması yaklaşık 20 yıldır kendi alanında faaliyet gösteriyor.

    10-AKER İNŞAAT

     

                                                                              *Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi

    Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi inşası gibi ,ünlü projelere imza atan Aker İnşaat A.Ş de konkordato furyasında yerini alan firmalardan biri oldu. 

    Merkezi Ankara olan Aker İnşaat A.Ş. , elli yıla yakın bir süredir inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Yakın tarihte mali darboğaza giren şirket, hacizlere karşı koruma talebinde bulunarak Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne konkordato davası açtı. 

    Mahkeme şirket faaliyetlerinin denetlenmesi için bir konkordato komiseri heyeti atadı.

  • Konkordato Nedir? Konkordato Süreci

    Konkordato Nedir? Konkordato Süreci

    Konkordato Nedirler ? Konkordato Süreci

    Mali sıkıntı çeken şirketlere bir tür koruma sağlayan iflas erteleme sistemi yasaklanınca, son yıllarda hiç tercih edilmeyen konkordato uygulaması yeniden gündeme geldi. 

    Konkordato, batık haldeki şirketlerin borçlarını ödemek için alacaklılarıyla, bu borçlarını karşılayabilecekleri koşullar çerçevesinde yaptıkları anlaşmaya verilen addır. Mali durumu bozulmuş, elinde olmayan sebeplerle işleri yolunda gitmeyen ve dürüst olan borçluların haklarını korumak için kabul edilmiş hukuki bir  çözümdür.

    Borçlunun Talebi İle Başlar

    Konkordato müessesesinde amaç, zor durumdaki borçlu şirketin alacaklılarına borçlarını uygun şartlarda ödemesidir. Bu uygulamada alacaklı ve borçlu tarafların borç ve alacakları, yeniden yapılandırma işlemine tabi tutulur. Konkordato sürecini başlatacak olan ise, borçlunun başvurusudur. Borçlunun talebi üzerine işlemler başlar. 

    Borçlu İyi Niyetli Olmalıdır

    Dış etkenler nedeniyle borçlarının tümünü ödeyemeyen şirketler için kabul edilmiş bir borç ödeme anlaşması olan konkordatoda, önemli olan iyi niyettir. Zor duruma düşen şirketin, iyi niyetli, dürüst ve borçlarını ödeme isteğinin olması gerekir. 

    Konkordato teklif eden borçlu taraf yaptığı işlerinde dürüst ve teklifinde samimi olmalıdır. Alacaklılarına zarar verici hamlelerde bulunmamış olmalıdır. Ayrıca tutmaya tabi olduğu defterleri zamanında ve muntazam bir şekilde tutmuş olmalıdır.

    Borçlu ile Alacaklı Arasında Bir Anlaşmadır

    Konkordato ticaret mahkemesinin onayıyla geçerlilik kazanır. 

    Konkordatonun geçerlilik kazanmasıyla birlikte borçlu haciz ve iflas takibinden kurtulur. İlanla birlikte genellikle borçlu, alacaklılarının çoğunluğuyla bir anlaşma yapar. Ve yapılan bu anlaşma ile alacaklılar belli oranlarda alacaklarından vazgeçerler. Borçlu da elindeki tüm mal varlığıyla borçlarını anlaşmadaki oranda öder ve geri kalan borçlarından kurtulmuş olur. 

    Örneğin: Anlaşmaya göre, alacaklılar alacaklarının yüzde kırkından vazgeçmiştir. Bu durumda borçlu, elindeki tüm mevcudu ile, bütün borçlarını kabul edilen yüzde ( yani yüzde altmış ) oranında öder, geri kalan borçlarından ise ( yüzde kırkından) kurtulmuş olur.

     Konkordato Neden Yapılır?

    Piyasa şartlarının kötü olması , borçlunun işlerinin yolunda gitmemesi, tahminlerinde yanılması ya da diğer dış sebeplerle, borçlunun mali durumu kötüye gitmiş olabilir. Ve böyle bir durumdaki borçlu, şayet bütün borçlarını ödemek zorunda bırakılırsa,  borçlunun elindeki varlık mevcudu ile var olan tüm bu borçlarını ödemesi mümkün olmayacaktır. 

    Haliyle mali yapısı kötüleşen, zor durumdaki borçlu alacaklılarıyla anlaşma yoluna gidecektir. 

    Üçte İki Çoğunluk Şartı

    Konkordatoda borçlu şirket, alacaklılarının üçte iki çoğunluğu ile bir anlaşma yapar. Ve bu anlaşma, onu kabul etmeyen diğer alacaklıları da bağlar.

    Buna göre konkordato, borçlu taraf ile alacaklılarının (en az 2/3) çoğunluğu arasında yapılır. Ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eder.  Taraflar arasında yapılan bu anlaşma onu kabul eden etmeyen tüm alacaklılar için bağlayıcıdır. İlanla birlikte imtiyazsız alacaklılar , borçlu tarafa karşı alacaklarının belirli bir yüzdesinden (oranında) feragat etmiş olurlar. Borçlu ise, borçlarının konkordatoda kabul edilmiş oranını (yüzdesini) ödemekle, borçlarının tamamından kurtulur.

    Resmi / Özel Konkordato

    Yukarıda açıkladığımız ve gündemde sıklıkla yer alan konkordato türü resmi konkordatodur. Bunun yanı sıra özel konkordato da vardır. 

    Özel konkordato alacak miktarında indirim ya da borçlar için süre verilmesi şeklinde yapılabilir. Tamamiyle alacaklı ile borçlu arasında yapılmış bir anlaşmadır ve sözleşmenin tarafı olan alacaklıların iradesine dayanır. Resmi konkordatodan farklı olarak, özel konkordato onu kabul etmeyen diğer  alacaklıları bağlamaz ve hiç bir şekilde resmi organların katılımı söz konusu değildir. 

    Konkordato Talebi ve İlan

    Konkordato hükümlerinden faydalanmak isteyen borçlu taraf, İcra Tetkik Mercii Hakimliği’ ne başvuru yapar.  Verilen dilekçede borçlu , konkordato projesini belirtir ve ayrıntılı bir bilançosunu teslim eder.

    Tetkik Mercii Hakimliği , konkordato mühleti veri­lebilmesi için borçlunun gereken şartları taşıyıp taşımadığını resen araştırır ve inceler. Borçlunun var olan mevcudunun -asgari- yüzde elli oranını karşılamaya yetip yetme­diği araştırılır. Ayrıca teklifte belirtilen mevcudu ile gerçekteki mevcudun denk olup olmadığı, Tetkik Mercii’nin resen bilirkişiye başvurması ile araştırılır. 

    Mercii bu usülde yapacağı inceleme neticesinde; 

    • Gerekli şartları sağlayan borçluya konkordato mühleti verir ve komiser tayin eder.
    • Konkordato mühleti için gerekli şartları sağlamayan şirketlerin ise konkordato teklifini reddeder.
  • Faizler Neden Artıyor?  ‘Politika Faizi’ Nedir?

    Faizler Neden Artıyor? ‘Politika Faizi’ Nedir?

    Faizler Neden Artıyor?

    ‘Politika Faizi’ Nedir?

    Ekonomide faiz iki farklı şekilde kullanılmaktadır. Birincil anlamda faiz, bir borç anlaşması ile gerçekleşen satış sonucu elde edilen gelir oranı iken; ikincil anlamda ise üretim amacıyla girdi olarak kullanılan sermayenin gelir oranıdır. İktisat bilimi açısıdan iki anlam da farklı değildir ve iktisatçılar tarafından aynı manada ‘faiz’ olarak nitelendirilirler.

    Günümüzde yoğun şekilde gündemdeki yerini koruyan ve birçoğumuzun merak ettiği  ‘Politika faizi’ ise en basit tabirle Merkez Bankası tarafından belirlenen ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır. Merkez Bankası, bu faiz oranı üzerinden bankaların repo taleplerini karşılarken; bu bankalar ellerinde var olan tahvil ve bonolarını teminat olarak verip Merkez Bankası’ndan para almak suretiyle repo yaparlar. Böylelikle kendi bünyelerine fon sağlamış-oluşturmuş olurlar. En kısa tabiriyle belirtmek gerekirse “Faiz, paranın fiyatıdır ”. Politika Faizi’ne dair bilinmesi gereken bir diğer husus ise, yıl içerisinde genel itibariyle aylık periyotlarda ve Para Politikası Kurulu toplantılarıyla açıklanır.

    Para piyasaları da diğer tüm piyasalar gibi kontrol edilebilir ve esnekliğine rağmen çerçevesi olan piyasalardır. Dolayısıyla Merkez Bankası/Bankaları, para piyasaları içinde paranın miktarını ya da yukarıda ‘paranın fiyatı’ olarak belirttiğimiz ‘faiz oranını’ kontrol edebilmektedir. Bu noktada Merkez Bankası/Bankaları paranın piyasaya sunulması (arzını) değil de, ‘fiyatını’ (yani faiz oranını) kontrol etmek isterse;  uygulayacağı politikaya faiz politikası- politika faizi adı verilir.

    Para politikası esasen enflasyon üzerinde belirleyici etkisi olan değişkenlerin denetim ve kontrolüne dayanmaktadır. Bu husus ise kurlar, para arzı veya kısa vadeli faiz oranlarının önemini artırır.

  • Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor.  Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor. Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor.

    Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Türkiye’de girişimcilerin önündeki en büyük endişe şüphesiz varlığını sürdürebilmektir. Oranlara baktığımızda ilk 18 ay içerisinde; kurulan 10 şirketten 9’u varlığını devam ettiremiyor ve kapanıyor.

    Günümüz Start-Up’larlarının 10 Başarısızlık Sebebi:

    1- Anlık Heves , Cahil Cesareti

    Sektöre tam anlamıyla hakim olmadan girişilecek işten başarı beklemek pek anlamlı değil. Teknik veya teorik, her bilgi, döküman mutlaka okunmalı. Fakat ben bilirimcilik ve cahil cesareti kişinin kendisini geliştirmesine engel oluyor.

    Altyapı olmadan riskli işlere giriliyor. Unutulmaması gereken risk almak ile içi boş anlık heves cesareti çok farklı şeyler.

    2-Güven Problemi

    İş dünyasında sürekliliği sağlayabilmek için öncelikle ihtiyaç duyulan şey güvendir. Zamanında ödeme yapmayan iş ortakları, sözleşmeye sadakat göstermeyen girişimciler, karşılıksız çek muhatabı tedarikçiler ve haliyle büyük bir güvensizlik atmosferi oluşuyor.

    Başarı içi her şartta karşılıklı güven ve paydaşlar arası sürdürülebilir diyalog ilişkileri gerekir. Dolayısıyla pamuk ipliğine bağlı iş ilişkileri içinde kurulan girişimler ölü doğmuştur.

    3-Ortak Seçiminde Hatalar

    Aynı hedefe yönelmediğiniz , vizyonlarınızın uyuşmadığı bir ortakla yola koyulamazsınız. Ortak her şeyden önce sizinle aynı derece işe inanmalı ve aynı azimle mücadele edebilmeli.Sermaye yahut yakınlık adı altında edinilen yapay ortaklarla icraattan çok siyaset yapan bir seyir izleyebilirsiniz ancak.

    Dolayısıyla Türkiye’de ortaklıkların duygusal temellere dayanan inşa süreci ve iş yapmaktan çok söz üretilmesi durumu ne yazıkki işletme başarısını daha en başından düşürmektedir.

    4- Kopya Girişimler

    Girişimin amaçları arasında katma değer yaratmak fikri mutlaka barınmalı. Şirket sürekliliği için bu yegane bir gerçektir. Fakat ülkemizde ne yazıkki yapılmış olanı kopyalayıp piyasaya girmek girişimcilik anlamını taşıyabiliyor. Bu da yalnızca pazarı kalabalıklaştırıyor.

    Özgün fikir veya uygulama yöntemleri ile yola çıkmayan start up’ lar , ya ölüme mahkum oluyorlar ya da kalabalıklaştırdıkları pazar içinde oyundaşlarıyla birlikte kaybolup gidiyorlar.

    5-Mali Bilgi Yetersizliği:İş Akitleri ve Mevzuat

    Düzenli finansal raporlama sistemleri , gelir tablosu, nakit akışı ve bilançolar için özel bir çaba sarfediliyor. 

    Finans ve muhasebe hususunda çoğu girişimci sınıfta kalıyor.  Haliyle bir çok yatırımcı , hesap kitap bilmeyen girişime yatırım yapmaya yanaşmıyor.

    Bu noktada hukuki metinlerin önemi artıyor. Şirketi kuruluşu, yatırımcı anlaşmaları, satış, müşteri sözleşmeleri, çalışan istihdamı derken kısaca bir çok kritik nokta hukuki kontratlara dayanıyor.

    Mali bilgi yetersizliğinin yanında sözleşmelerden, hukuki metinlerden de endişe duyulması ne yazıkki şirket sürekliliğine ve gereken hakimiyete vurulan bir ket.

    7-Yatırımcıyı Yolunacak Kaz Görmek

    Girişimin melek veya tohum yatırım alması, dünya turuna çıkan bir motosiklet sürücüsünün yalnızca ilk 500 kilometrelik deposunu doldurması gibidir.

    Türkiye’de girişimciler ise, alınan ilk yatırımı bir çıkış noktası görüp bir daha sermayeye ihtiyacı olmayacakmış gibi rastgele harcayabiliyor. Dolayısıyla işletme devamlılığı için gerekecek ileri dönem sermayesi gözden çıkmış oluyor.

    Yanlış harcamaların yanı sıra, finansal gerçekleri yatırımcılardan saklayarak yatırım parasını kişisel harcamalar için kullanıyorlar. Bu da hem girişimin ölmesine hem de ekosistemin bozulmasına yol açıyor.

    9-Tutkunun Ötesine Geçememek: Yanlış Ürün Israrı

    Büyük heyecan duyulan, sevdiğin işi yapma fikriyle yola çıkan girişimci çoğunlukla yukarıda değindiğimiz bilgi yetersizliği noktasında takılıp kalıyor. Haliyle eksik bilgi, doğru işe yönelme ve ürün seçimi yanılgısı da beraberinde gelebiliyor.

    Bugün yanlış ürün ve platformda ısrar edip gerçek potansiyellerine ulaşamadan silinen yüzlerce firma var.

    Dolayısıyla esnek yapıda olmak önem arz ediyor. Günümüz akıbeti belli olmayan pazarlarında esnek bir ürün ve esnek bir yapı kurmazsanız ilk depremde yerle bir olmak kaçınılmaz.

    10-Hızlı Büyümeyi Yönetememe

    Doğru zaman ve doğru pazarı yakalamışken; sınırlı kapasiteyle, yükselen talebe karşılık verememek bir işletme için en acı son olabilir.  Beklentileri, kaliteyi ve tedariği yönetememek rüzgarı arkasına almış bir işletmenin bir daha kalkmamak üzere tökezleyerek yere düşmesidir.

    Küresel örneklerinden, Friendster’ın çöküşü bu konuda semboldür. 15 yıl önce çok popüler bir sosyal ağ olan Friendster, Facebook’tan çok daha önce piyasaya girmiş, kitlelere ulaşmıştır. Fakat sunucu, tasarım ve kapasite kaynaklı sorunları dolayısıyla kendi kendini imha etmiştir. Ve hiç bir zaman arzu edilen noktaya ulaşamamıştır.

    Unutulmaması gereken , dijital tüketici nankördür ve bir kere soğudu mu tekrar gönlünü almak çok zordur.