Tag:

  • Kariyer Yaşamınızda Fark Yaratacak Bir Lisansüstü Eğitimi İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

    Kariyer Yaşamınızda Fark Yaratacak Bir Lisansüstü Eğitimi İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

    Kariyer Yaşamınızda Fark Yaratacak Bir Lisansüstü Eğitimi İçin 

    Dikkat Etmeniz Gerekenler

    Doğru bir lisansüstü eğitim, kişiyi yalnızca ilgilenilen alanda uzmanlaştırmakla kalmaz; eğitim sonrası iş hayatı için gerekli referans bilgilere ulaşımı da sağlar. Haliyle rekabet ortamının yoğun bir şekilde yaşandığı iş hayatında ön plana çıkabilmek için doğru bir lisansüstü eğitim tercihi yapmanız gerekiyor.

    Birçok araştırmaya göre, yeni mezun veya iş tecrübesi yetersiz adaylar,  işe giriş potansiyellerinde lisansüstü eğitimin önemli bir rol oynadığını söylüyor. Ayrıca çoğu şirket ve pozisyon için de yükseklisans şartı olduğunu unutmamak gerek.

    Yeterli şartları sağlamış ve halihazırda bir lisansüstü eğitim düşünüyorsanız, 10 adımda ince eleyip sık dokuyabilmeniz mümkün.  

    1- Doğru Uzmanlık Alanı Tercihi

    Lisans eğitiminiz ile bağlantılı, devam niteliğinde bir alan seçimi yapabileceğiniz gibi tamamen kendi yetenek ve meraklarınız doğrultusunda da tercih yapabilmeniz mümkün. 

    İlgi duyduğunuz ve uzmanlaşmak istediğiniz alan ile iş imkanları ve eğitim sonrası iş çeşitliliği konusunda paralellik olması gerek.Burada realist davranıp neyi istediğinize karar vermeniz  gerekiyor. Verimli bir eğitim daima başarıyı getirir.

    2-Doğru Bir Üniversite 

    Lisans yaşamınızda aldığınız eğitimin artı ve eksilerini sınıflandırarak, yükseklisans okul tercihinizi yönlendirebilirsiniz. ‘Köklü bir okul’ veya ‘marka okul’ gibi genel kabullerden yola çıkabileceğiniz gibi; eğitim kadrosunu bildiğiniz ve verim alacağınıza inandığınız bir üniversite tercih edebilirsiniz. 

    Unutmayın lisansüstü eğitim tamamen sizin tercihleriniz doğrultusunda şekillenecek bir eğitim türüdür.  

    3-Sağlam Bir Akademik Kadro

    Uzmanlaşmak için doğru şeyleri doğru yöntemlerle öğrenmek gerekir. Bilgi birikimi zamanla oluşan, kümülatif bir özellik taşırken, uzmanlaşma tamamen tecrübe ve uygulama dayanaklıdır. Haliyle bilgiyi tecrübeli kişilerden edinmeniz, kariyer yaşamınızda size gerekli anektod birikimi ve varsayımları  sağlayacaktır.

    4-Teori ve Uygulama İmkanı 

    Yükseklisans eğitimi , sizin var olan potansiyelinizi ortaya çıkarmanın ötesine geçerek yeteneklerinizi artırmanıza yardımcı olmalıdır. Dolayısıyla bilginin yanında, staj gibi somut iş yönlendirmeleri de yer almalı.  

    5-Mezunların Sektörde Dağılımı

    Eğitiminiz sona erdiğinde sizi nelerin bekleyeceğini öngörebilmeniz gerekir. Bu noktada , referansınız elbette mezunlar ve ne iş yaptıklarıdır. Kendinizi görmek istediğiniz gelecekte, kariyer hedefinize en uygun okul ve bölüm için, mezun kitlenin yoğunluk gösterdiği alanlara bakmanız yeterlidir. Boğaziçi veya Galatasaray mezunları gibi.

    6-İşi Yapan İnsanlarla Öğrenmek

    Kariyerinizde fark yaratmak istiyorsanız, halihazırda fark yaratmış insanlarla bir arada olmanız önemlidir. Akademik kadrosunun sektörde gösterdiği faaliyet ve katkıları mutlaka gözden geçirin. Kendini geliştiremeyen insanlar sizi ne derece geliştirebilir ki? 

    7-Yolun Sonunu Görmek:Tez Aşaması

    Tez yazma işi, tamamiyle sizin eseriniz olacağı gibi tez  danışmanınız ve konu seçiminiz de bir hayli önemlidir. Doğru tez, size kariyer yaşamınızda bir çok kapıyı aralayabilir. 

    8-İlham Kaynağı ve Referans Bulma

    Dolu veya boş, ne olduğu farketmeksizin bir lisans eğimini geride bıraktınız. Lisansüstü artık sizin için yoğun bir tempo demektir. Rota çizebilmek için ilham kaynaklarına ihtiyacınız var. Ve yolunuzu açabilmek içinse güçlü referans mektuplarına. 

    Eğitim başlangıcından tez dönemine kadar birlikte olacağınız eğitimcilerin yazdıkları kitap sayısı size bir kıstas olabilir. Öte yandan uyum sağlayabileceğiniz kişilerle çalışmak , bol bol eser okuyup, sorgulayacağınız bu dönemde size güç ve bağlılık sağlayacaktır.

    9-Verdiğini Alabilmek

    Kolay ve standart bir eğitimi tercih edebileceğiniz gibi, yoğun ve tempolu bir süreç ve akabinde maksimum birikimi seçebilirsiniz. Elbette ikincisi. Çünkü yükseklisans verdiğiniz ve harcadıklarınızın geleceğinize aktığı bir bumerangtır. Haliyle sizi doğru şekilde zorlayacak bir alan ve kadro seçerseniz, aldığınız haz en üst seviyede olacaktır.

    10- İmza 

    Başarı ve zirve için birikim dolu bir imzanız olmalı. Kariyerinizde  sizi diğer tüm sizinle aynı derecedeki rakiplerinizden ayrışabilecek tek şey;  vaktinizi doğru kişi, yer ve uğraşılarla harcamanızdır. 

  • Konkordato Nedir? Konkordato Süreci

    Konkordato Nedir? Konkordato Süreci

    Konkordato Nedirler ? Konkordato Süreci

    Mali sıkıntı çeken şirketlere bir tür koruma sağlayan iflas erteleme sistemi yasaklanınca, son yıllarda hiç tercih edilmeyen konkordato uygulaması yeniden gündeme geldi. 

    Konkordato, batık haldeki şirketlerin borçlarını ödemek için alacaklılarıyla, bu borçlarını karşılayabilecekleri koşullar çerçevesinde yaptıkları anlaşmaya verilen addır. Mali durumu bozulmuş, elinde olmayan sebeplerle işleri yolunda gitmeyen ve dürüst olan borçluların haklarını korumak için kabul edilmiş hukuki bir  çözümdür.

    Borçlunun Talebi İle Başlar

    Konkordato müessesesinde amaç, zor durumdaki borçlu şirketin alacaklılarına borçlarını uygun şartlarda ödemesidir. Bu uygulamada alacaklı ve borçlu tarafların borç ve alacakları, yeniden yapılandırma işlemine tabi tutulur. Konkordato sürecini başlatacak olan ise, borçlunun başvurusudur. Borçlunun talebi üzerine işlemler başlar. 

    Borçlu İyi Niyetli Olmalıdır

    Dış etkenler nedeniyle borçlarının tümünü ödeyemeyen şirketler için kabul edilmiş bir borç ödeme anlaşması olan konkordatoda, önemli olan iyi niyettir. Zor duruma düşen şirketin, iyi niyetli, dürüst ve borçlarını ödeme isteğinin olması gerekir. 

    Konkordato teklif eden borçlu taraf yaptığı işlerinde dürüst ve teklifinde samimi olmalıdır. Alacaklılarına zarar verici hamlelerde bulunmamış olmalıdır. Ayrıca tutmaya tabi olduğu defterleri zamanında ve muntazam bir şekilde tutmuş olmalıdır.

    Borçlu ile Alacaklı Arasında Bir Anlaşmadır

    Konkordato ticaret mahkemesinin onayıyla geçerlilik kazanır. 

    Konkordatonun geçerlilik kazanmasıyla birlikte borçlu haciz ve iflas takibinden kurtulur. İlanla birlikte genellikle borçlu, alacaklılarının çoğunluğuyla bir anlaşma yapar. Ve yapılan bu anlaşma ile alacaklılar belli oranlarda alacaklarından vazgeçerler. Borçlu da elindeki tüm mal varlığıyla borçlarını anlaşmadaki oranda öder ve geri kalan borçlarından kurtulmuş olur. 

    Örneğin: Anlaşmaya göre, alacaklılar alacaklarının yüzde kırkından vazgeçmiştir. Bu durumda borçlu, elindeki tüm mevcudu ile, bütün borçlarını kabul edilen yüzde ( yani yüzde altmış ) oranında öder, geri kalan borçlarından ise ( yüzde kırkından) kurtulmuş olur.

     Konkordato Neden Yapılır?

    Piyasa şartlarının kötü olması , borçlunun işlerinin yolunda gitmemesi, tahminlerinde yanılması ya da diğer dış sebeplerle, borçlunun mali durumu kötüye gitmiş olabilir. Ve böyle bir durumdaki borçlu, şayet bütün borçlarını ödemek zorunda bırakılırsa,  borçlunun elindeki varlık mevcudu ile var olan tüm bu borçlarını ödemesi mümkün olmayacaktır. 

    Haliyle mali yapısı kötüleşen, zor durumdaki borçlu alacaklılarıyla anlaşma yoluna gidecektir. 

    Üçte İki Çoğunluk Şartı

    Konkordatoda borçlu şirket, alacaklılarının üçte iki çoğunluğu ile bir anlaşma yapar. Ve bu anlaşma, onu kabul etmeyen diğer alacaklıları da bağlar.

    Buna göre konkordato, borçlu taraf ile alacaklılarının (en az 2/3) çoğunluğu arasında yapılır. Ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eder.  Taraflar arasında yapılan bu anlaşma onu kabul eden etmeyen tüm alacaklılar için bağlayıcıdır. İlanla birlikte imtiyazsız alacaklılar , borçlu tarafa karşı alacaklarının belirli bir yüzdesinden (oranında) feragat etmiş olurlar. Borçlu ise, borçlarının konkordatoda kabul edilmiş oranını (yüzdesini) ödemekle, borçlarının tamamından kurtulur.

    Resmi / Özel Konkordato

    Yukarıda açıkladığımız ve gündemde sıklıkla yer alan konkordato türü resmi konkordatodur. Bunun yanı sıra özel konkordato da vardır. 

    Özel konkordato alacak miktarında indirim ya da borçlar için süre verilmesi şeklinde yapılabilir. Tamamiyle alacaklı ile borçlu arasında yapılmış bir anlaşmadır ve sözleşmenin tarafı olan alacaklıların iradesine dayanır. Resmi konkordatodan farklı olarak, özel konkordato onu kabul etmeyen diğer  alacaklıları bağlamaz ve hiç bir şekilde resmi organların katılımı söz konusu değildir. 

    Konkordato Talebi ve İlan

    Konkordato hükümlerinden faydalanmak isteyen borçlu taraf, İcra Tetkik Mercii Hakimliği’ ne başvuru yapar.  Verilen dilekçede borçlu , konkordato projesini belirtir ve ayrıntılı bir bilançosunu teslim eder.

    Tetkik Mercii Hakimliği , konkordato mühleti veri­lebilmesi için borçlunun gereken şartları taşıyıp taşımadığını resen araştırır ve inceler. Borçlunun var olan mevcudunun -asgari- yüzde elli oranını karşılamaya yetip yetme­diği araştırılır. Ayrıca teklifte belirtilen mevcudu ile gerçekteki mevcudun denk olup olmadığı, Tetkik Mercii’nin resen bilirkişiye başvurması ile araştırılır. 

    Mercii bu usülde yapacağı inceleme neticesinde; 

    • Gerekli şartları sağlayan borçluya konkordato mühleti verir ve komiser tayin eder.
    • Konkordato mühleti için gerekli şartları sağlamayan şirketlerin ise konkordato teklifini reddeder.
  • Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor.  Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor. Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Girişimciyseniz Dikkat! Kurulan Her 10 Start-up’ tan 9’u Kapanıyor.

    Start-Up’lar ve Başarısızlık Sebepleri Neler?

    Türkiye’de girişimcilerin önündeki en büyük endişe şüphesiz varlığını sürdürebilmektir. Oranlara baktığımızda ilk 18 ay içerisinde; kurulan 10 şirketten 9’u varlığını devam ettiremiyor ve kapanıyor.

    Günümüz Start-Up’larlarının 10 Başarısızlık Sebebi:

    1- Anlık Heves , Cahil Cesareti

    Sektöre tam anlamıyla hakim olmadan girişilecek işten başarı beklemek pek anlamlı değil. Teknik veya teorik, her bilgi, döküman mutlaka okunmalı. Fakat ben bilirimcilik ve cahil cesareti kişinin kendisini geliştirmesine engel oluyor.

    Altyapı olmadan riskli işlere giriliyor. Unutulmaması gereken risk almak ile içi boş anlık heves cesareti çok farklı şeyler.

    2-Güven Problemi

    İş dünyasında sürekliliği sağlayabilmek için öncelikle ihtiyaç duyulan şey güvendir. Zamanında ödeme yapmayan iş ortakları, sözleşmeye sadakat göstermeyen girişimciler, karşılıksız çek muhatabı tedarikçiler ve haliyle büyük bir güvensizlik atmosferi oluşuyor.

    Başarı içi her şartta karşılıklı güven ve paydaşlar arası sürdürülebilir diyalog ilişkileri gerekir. Dolayısıyla pamuk ipliğine bağlı iş ilişkileri içinde kurulan girişimler ölü doğmuştur.

    3-Ortak Seçiminde Hatalar

    Aynı hedefe yönelmediğiniz , vizyonlarınızın uyuşmadığı bir ortakla yola koyulamazsınız. Ortak her şeyden önce sizinle aynı derece işe inanmalı ve aynı azimle mücadele edebilmeli.Sermaye yahut yakınlık adı altında edinilen yapay ortaklarla icraattan çok siyaset yapan bir seyir izleyebilirsiniz ancak.

    Dolayısıyla Türkiye’de ortaklıkların duygusal temellere dayanan inşa süreci ve iş yapmaktan çok söz üretilmesi durumu ne yazıkki işletme başarısını daha en başından düşürmektedir.

    4- Kopya Girişimler

    Girişimin amaçları arasında katma değer yaratmak fikri mutlaka barınmalı. Şirket sürekliliği için bu yegane bir gerçektir. Fakat ülkemizde ne yazıkki yapılmış olanı kopyalayıp piyasaya girmek girişimcilik anlamını taşıyabiliyor. Bu da yalnızca pazarı kalabalıklaştırıyor.

    Özgün fikir veya uygulama yöntemleri ile yola çıkmayan start up’ lar , ya ölüme mahkum oluyorlar ya da kalabalıklaştırdıkları pazar içinde oyundaşlarıyla birlikte kaybolup gidiyorlar.

    5-Mali Bilgi Yetersizliği:İş Akitleri ve Mevzuat

    Düzenli finansal raporlama sistemleri , gelir tablosu, nakit akışı ve bilançolar için özel bir çaba sarfediliyor. 

    Finans ve muhasebe hususunda çoğu girişimci sınıfta kalıyor.  Haliyle bir çok yatırımcı , hesap kitap bilmeyen girişime yatırım yapmaya yanaşmıyor.

    Bu noktada hukuki metinlerin önemi artıyor. Şirketi kuruluşu, yatırımcı anlaşmaları, satış, müşteri sözleşmeleri, çalışan istihdamı derken kısaca bir çok kritik nokta hukuki kontratlara dayanıyor.

    Mali bilgi yetersizliğinin yanında sözleşmelerden, hukuki metinlerden de endişe duyulması ne yazıkki şirket sürekliliğine ve gereken hakimiyete vurulan bir ket.

    7-Yatırımcıyı Yolunacak Kaz Görmek

    Girişimin melek veya tohum yatırım alması, dünya turuna çıkan bir motosiklet sürücüsünün yalnızca ilk 500 kilometrelik deposunu doldurması gibidir.

    Türkiye’de girişimciler ise, alınan ilk yatırımı bir çıkış noktası görüp bir daha sermayeye ihtiyacı olmayacakmış gibi rastgele harcayabiliyor. Dolayısıyla işletme devamlılığı için gerekecek ileri dönem sermayesi gözden çıkmış oluyor.

    Yanlış harcamaların yanı sıra, finansal gerçekleri yatırımcılardan saklayarak yatırım parasını kişisel harcamalar için kullanıyorlar. Bu da hem girişimin ölmesine hem de ekosistemin bozulmasına yol açıyor.

    9-Tutkunun Ötesine Geçememek: Yanlış Ürün Israrı

    Büyük heyecan duyulan, sevdiğin işi yapma fikriyle yola çıkan girişimci çoğunlukla yukarıda değindiğimiz bilgi yetersizliği noktasında takılıp kalıyor. Haliyle eksik bilgi, doğru işe yönelme ve ürün seçimi yanılgısı da beraberinde gelebiliyor.

    Bugün yanlış ürün ve platformda ısrar edip gerçek potansiyellerine ulaşamadan silinen yüzlerce firma var.

    Dolayısıyla esnek yapıda olmak önem arz ediyor. Günümüz akıbeti belli olmayan pazarlarında esnek bir ürün ve esnek bir yapı kurmazsanız ilk depremde yerle bir olmak kaçınılmaz.

    10-Hızlı Büyümeyi Yönetememe

    Doğru zaman ve doğru pazarı yakalamışken; sınırlı kapasiteyle, yükselen talebe karşılık verememek bir işletme için en acı son olabilir.  Beklentileri, kaliteyi ve tedariği yönetememek rüzgarı arkasına almış bir işletmenin bir daha kalkmamak üzere tökezleyerek yere düşmesidir.

    Küresel örneklerinden, Friendster’ın çöküşü bu konuda semboldür. 15 yıl önce çok popüler bir sosyal ağ olan Friendster, Facebook’tan çok daha önce piyasaya girmiş, kitlelere ulaşmıştır. Fakat sunucu, tasarım ve kapasite kaynaklı sorunları dolayısıyla kendi kendini imha etmiştir. Ve hiç bir zaman arzu edilen noktaya ulaşamamıştır.

    Unutulmaması gereken , dijital tüketici nankördür ve bir kere soğudu mu tekrar gönlünü almak çok zordur.

  • Yeni Mezunlar Dikkat! Mezuniyet Sonrası Derhal Edinilmesi Gereken 10 Kişisel Özellik

    Yeni Mezunlar Dikkat! Mezuniyet Sonrası Derhal Edinilmesi Gereken 10 Kişisel Özellik

    Yeni Mezunlar Dikkat!

    Mezuniyet Sonrası Derhal Edinilmesi Gereken

    10 Kişisel Özellik

    Uzun yıllar boyunca süren eğitim hayatı ve bir çırpıda geçip giden zaman sonunda okuldan mezun oluyoruz.Bir çoğumuz okul biter bitmez iş hayatına atılma kararı almaktadır. Ve adeta sudan çıkmış balık olan bizler bu yeni serüvenimizde işe nasıl koyulacağımızı kestiremez, nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemeyiz.Size sunacağımız 10 maddelik kişisel özellik ve alışkanlığı yaşamınıza hızla yerleştirip, uygulamaya başlarsanız çok geçmeden kendiliğinden işlerin yoluna girmeye başladığını göreceksiniz. Kısaca hem kariyer hem de bireysel bir kazanımdan söz ediyoruz.

    1) En az bir konuda ‘çok iyi’ ol 

    Size her koşulda getiri sağlayabilecek bir yetkinliğe sahip olmalısınız. Freelance olarak çalışabileceğiniz, bu iş arama sürecinde kendi kendinize yetebileceğiniz bir ‘iyi’ olmalı bu yeteneğiniz. Örneğin, herhangi bir dile çeviri boyutunda hakimiyet, bilgisayar programlarını iyi kullanabilmek, tasarım, çizim, spor eğitmenliği, yemek yapabilmek gibi meziyetlerden herhangi birine sahip olursanız bunu hızlıca gelire dönüştürebilirsiniz.Malum her şeyin hızla aktığı bi dönemdeyiz. Zihni açık tutun.

    2) Pazarlamayı bil, satışçı ol

     

    Çok sık ziyaret edeceğiniz CV yükleme ve iş arama sitelerinde göreceksiniz ki Satış-Pazarlama departmanında derya deniz eleman arayışı bulunmaktadır. Öte yandan satışı sadece başkalarının firmalarında ürün, mal pazarlamak olarak düşünmeyip kendi yetenekleriniz noktasına indirgeyebilmelisiniz. İş görüşmelerinizde firma insan kaynakları yetkilisini yahut günlük ikili diyaloglarınızda karşı tarafı ikna etmek için yaptığınız pazarlamayı kendi hayatınıza ve yeteneklerinize de uygulayabilirsiniz. Evet yeteneğinizi satabilmelisiniz. Satış ve ikna kabiliyetlerini edinmeniz size güzel avantajlar saylayacaktır.

    3) Akılda kalan ol

    İnsanlarla sohbet edeceğiniz, iletişim kabiliyetinizi aktif olarak kullanabileceğiniz ortamlara girmekten kaçınmayın. Kısa kısa sohbetlerde pratikleşin, usta olun. İnsanların akıllarında kalan kişi olmak için bu diyaloglar size fırsat sunacaktır. Onların hafızasında olumlu bir etiket bırakmalısınız.  İnsanlara kim olduğunuzu anlatırken, yaptığınız işten bahsederken heyecan verici, imrendirici ve samimi bir imaj çizin.  O işi neden yaptığınızı ve kimlere ne fayda sağladığınızı direkt, açık ve umut verici bir şekilde ortaya koymanız  akılda kalmanıza yeterli olacaktır.

    4)Kendi networkün olsun

    İnsanlarla diyaloglarınızı boşu boşuna sohbet olsun diye gerçekleştirmeyin. Onlar için değer yaratmaya çalışın ve değer katan olun. Network’ ün temelinde tanıştığınız insanların çokluğu veya büyüklüğünden ziyade, tanıştığınız büyük insanlara yardım etmiş olup olmadığınız vardır. Kaç mühim insana, ne denli yardımlarda bulundun? 

    Hayatta yeni fırsatlara, yeni fikirlere ve bizi diğer insanlara götürecek güvenilir, güçlü insanlara her daim ihtiyacımız vardır ve olacaktır. Kendi Network’ünüzü oluşturup, büyütmelisiniz.

      

    5) Nö Endişe, Don’t Panic!

    Şu hayatta endişe kadar enerji tüketen bir durum yok! İşleri endişe ederek yoluna koyamayacağımız da bir gerçek. Dolayısıyla endişeden uzak, planlı ve organize davranışlarla yola devam etmek, zihni sağlıklı, pozitif bilgilerle beslemek gerekir.

    Bedenimiz de bir nevi elektronik alet mantığıyla çalışır. Kendimizi yorup, strese sokup enerjimizi düşürmektense; bizi deşarj edecek, hayat motivasyonumuzu yükseltecek kişi, olay ve işlere yönelmekte fayda var.

    Plan yapmak ve uygulamaya başlamak süreci, endişeleri kendiliğinden minimuma indirecektir.

    6)Meditasyon yapmayı bil

    Dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemi günümüzün baş belası sorunlarının en birincileridir. Bu noktada meditasyon paha biçilemez bir hediye. 20 dakikalık bir meditasyonun 2 saatlik uykuyla eşdeğer olması araştırmalara konu olmuş bir gerçeklik iken; vakti verimli kullanmayalım da ne yapalım a dostlar.   

    7)Kişisel gelişimini artır

    Gününüzün çoğunu TV, bilgisayar başında ya da sosyal medyada vakit öldürerek geçirmeyin. Kitap okumaya başlayın, okuma sevmiyorsanız o kitapların özetlerine hakim olun (özet dinleyebilirsiniz). Seminerlere, forumlara, sempozyumlara katılın. Kısaca öz değerinizi artırın. Her birimiz pazara kattığımız değer ölçüsünce karşılık alıyoruz. Yani güzel maaşlı işlerde çalışmak istiyorsak, kalitemizi, yeteneklerimizi artırabilmeli, fark yaratan kişi olabilmeliyiz. Profesyonel yaşamın altın kuralı, başarıya giden yol kişisel gelişimden geçer.

    8) Para biriktirmek şart

    İşe başlamadıysanız biraz zor gibi görünebilir ama ‘şart’ dedik; sırf biriktirebilmek için bile günlük, part-time işleri denemeniz size bir kapı açılmasını sağlayacaktır. 

    Kendi işiniz veya bir başkasının işinde çalışmanız bu gerçeği değiştirmez, ufak ufak geleceğe yatırım yapabilmelisiniz. Bu bireysel emeklilik olabileceği gibi, banka birikim hesabı, altın vs olabilir. Şimdiden küçük küçük bütçeniz dahilinde başlarsanız; ileride müthiş rahatlık ve size yoğun tempoda dahi esneklik katar. Bir diğer not; kazandığınızdan fazlasını harcamamayı bilin. Para her zaman kolay elde edilmez.

    9)Spor yap, sağlıklı ol

    Spor yapmak beraberinde öz disiplin ve denge gibi profesyonel hayatın en çok talep ettiği iki unsuru taşır. Size keyif veren bir spor bulun ve rutin olarak yapın.

    10) Seyahat et, araştır, bil

    Gez,  gör , öğren. Gitmediğin yahut görmeyi hayal ettiğin yerlere gitmeye çalış, kendine fırsatlar yarat. Gezdikçe, yeni kültürlerle karşılaştıkça hayata bakışınız da genişleyecek ve her bir seyahatinizden kendinize yarattığınız katma değerlerinizle dönüyor olacaksınız.